Mekanika: Zamanın Parçaları Kitabım Satışta!

Öne Çıkan

Robotlara, zamanda yolculuğa ve kıyamet öncesi dünyaya uzanan; kirliliğe, çeşitliliğe, açılan yaralara, temiz kalplere, o yüreklerde verilen savaşlara değinen bir bilim kurgu romanı olan ilk kitabım Mekanika: Zamanın Parçaları çıktı!

Birbirinden bağımsız gibi görünen olayların, mekanların ve zamanların bir bulmacanın parçaları gibi bir araya geldiğine şahit olacağınız Mekanika: Zamanın Parçalarına aşağıdaki linke tıklayarak ulaşabilir, dilerseniz hemen satın alabilirsiniz:

https://www.kitapyurdu.com/kitap/mekanika-zamanin-parcalari-/550244.html

Okumaya devam et

Ne Okuyoruz? Suçun Altın Devri – Gökcan Şahin (Antares Yayınları)

Suçun Altın Devri tam da lanse edildiği gibi enfes bir yakın gelecek polisiyesi. Tertemiz ve akıcı anlatımı ile Gökcan bizi daha ilk satırlarında ele geçiriyor.

Dünyanın içinde bulunduğu ve suçun bugün olduğundan çok daha fazla artarak yükselmesine neden olan yakın bir gelecekte, bu durumun bir yan etkisi olarak çöküşe geçen Komiser Kubilay’ın psikolojisine ortak oluyoruz.

Okumaya devam et

Ne Okuyoruz? Bir Zaman Gezgininin Anıları – Murat K. Beşiroğlu (KDY)

Bir Zaman Gezgininin Anıları için ilerledikçe açılan, açıldıkça derinleşen bir roman diyebilirim. Bunu yaparken de okuru bir saniye bile olsun pençesinden bırakmıyor.

İsmine baktığımızda temasının zamanda yolculuk olduğunu düşündürse de ilk yarıya gelene kadar zamanda yolculuk, belirgin bir hedefe ulaşmam için peşinde koşulan bir araçtı. İsmine ve odağına aldığı zaman temasına gelene kadar ve hatta geldikten sonra bile daha pek çok diğer bilimkurgu öğesini derince işleyerek merkezine almıştı bile. Kapağında da, içinde de zaman yolculuğunun daha derinlemesine işlenmesini arzu etsem de mevcut tarzıyla da çok iyiydi diyebilirim.

Okumaya devam et

Ray Bradbury – Sonbahar Ülkesi İncelemesi (İthaki)

Sonbahar Ülkesi için efsane yazar Ray Bradbury’nin efsane öykülerinin toplandığı bir kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Kitabı o kadar çok beğendim ki bitmesinden korkarak, yavaş yavaş, sindire sindire okudum ve sonunda bittiğinde korkularımın gerçek olduğuna tanık oldum.

Okumaya devam et

Ne Okuyoruz? Sürgün Gezegeni – Ursula K. Le Guin (İthaki)

“Gel eve gidelim!”

Rolery ve Agat’ın macerasını anlatan, iki ırkın arasındaki muazzam bir dans; dış savaşın, içteki küstahlığın ve bilinçsel ilişkinin hikâyesi olan Sürgün Gezegeni aslında tek bir konu çerçevesinde ilerliyor gibi görünse de çok şey anlatıyor.

Okumaya devam et

The Promised Neverland 2. Cilt incelemesi…

8. ve 16. bölümleri bir araya getiren 2. ciltte, aslında tam olarak 10. bölümle birlikte firar macerası başlıyor diyebiliriz. Bu ciltte firar için bir tarih set ediliyor ve bu tarihe kadar bir yanda kaçış hazırlıkları yapılırken diğer yanda gizemli bir şeyin, içlerindeki kimliği belirsiz bir haine dair şüpheler oluşuyor.

Bu cildi yukarıya taşıyan bölümler sırasıyla 11-12-13 numaralı Hain hikâyesi ve onları takip eden 14. bölüm Gizli Koz hikâyesiydiler. Cildi başlı başına alıp yukarıya taşıdılar diyebilirim.

Okumaya devam et

Ne Okuyoruz? Jonathan Strange ve Bay Norrell – Susanne Clarke

1800’lü yılların İngilteresine çok farklı bir pencereden bakan, okuması çok eğlenceli bir roman olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Başından sonuna kadar çizgisini hiç bozmadan, başladığı hızla giderek, sadece aralardaki bazı sahnelerde heyecan dozunu bir miktar yukarıya çekip tekrardan eski çizgisine dönmekte acele ederek ilerliyor. Tabii sizi de aynı tadı alacağınız şekilde başından sonuna kadar kendisine bağlıyor.

Okumaya devam et

Yıllar Geçsede Efsane Bitmez: Yerdeniz Serisi

Aradan yıllar geçtikten sonra kısa bir yazı ile efsaneyi şahlandırmak istedim. Bu yazıda ilk dört kitaba dair benim kişisel görüş ve yorumlarımı ve ustaya saygı duruşumu okuyacaksınız.

1. Kitap: Yerdeniz Büyücüsü:

Yüzüklerin Efendisi, genellikle fantastik kurgu okurunun türe girişi olarak nitelenebilir. Daha önceden nice fantastik eser okumuş insanlar bile ilk defa Yüzüklerin Efendisi’ni okuduklarında bir fantastik kurgu eserin ne demek olduğunu ifade edebilir duruma gelirler. Ursula’nın Yerdeniz Büyücüsü ise bu türün okurunun kendisini tanıdığı eserdir diyebiliriz. Aynı Ged’in bir nesnenin adını öğrenmesi gibidir bu durum.

Okumaya devam et

Kara Mizahın Zirvesi: Bir Gün Mutlaka Delireceğim

Kara mizahın, içine katıldığı toplumsal konuları, ince politik gönderme ve folklor olgularıyla zirve yaptığı bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Bir yandan bir toplumun bir parçası olarak, içinde bulunduğumuz toplumsal yapının bir sonucu olan delirmenin eşiğine gelen insanların psikolojilerini bizlere sunan diğer taraftan “insan olmak” kavramıyla oyunlar oynayan on altı öykünün bulunduğu bu derlemeyi kesinlikle kaçırmamalısınız.

Öykü derlemelerini yorumlarken adetim olduğu üzere en beğendiğim öyküleri sırasıyla listeliyorum. Ruhşen’in bu kitabında da ilk beş diyebileceklerim şöyle:

1) Tanker
2) Taşerona Hayır
3) Pentikost
4) Fareler ve Köpekler
5) Döner Sermaye

Özellikle derleme içerisinde belirgin bir karaktere değil, olaya odaklı öyküler de var. Bu öykülerden Tanker’e hayran kaldığımı belirtmeliyim. Toplumun aç gözlülüğü ve insanın insan olmaktan çıkması öyle güzel ve akıcı bir şekilde anlatılmış ki mutlaka okumalısınız.

Taşerona Hayır ile final mesajının bağlamına doğru uzanan düşündürücü ekonomik denge ve insana etkisi temasını okuduğunuzda etkilenmemeniz mümkün değil.

Pentikost’u daha önceden de okumuştum. Burada tekrar okudum. O evde, o öğrenciler ile birlikte bir anlığına bulunmak çok sıra dışı bir deneyimdi diyebilirim.

Fareler ve Köpekler çok şey anlatıyor. Kalktığın yerden tekrar yattığın aynı yere geçene kadar yaşanan olaylar bize o kadar çok şey anlatıyor ki sözcükler yetmez. Midesindeki şey yüzünden köpeğe acıdığımı belirtmek zorundayım. Umarım o adamların akıl hastalığı ona da bulaşmaz.

Döner Sermaye ile çok eğlendiğimi, finalinde de yüzüme yerleşen kocaman tebessümün etkisinden zor çıktığımı itiraf edeceğim.

Hepsi birbirinden nefis öyküler. Mutlaka ama mutlaka okumalısınız.

The Promised Neverland 1. Cilt incelemesi…

Serinin ilk cildine bölüm bazında yapılmış incelemelerimi bu yazıda bir araya getirme gereği duydum. Eğer seriyi okumadıysanız ya da kafanızda devam edip etmeme gibi soru işaretleri varsa işinize yarayabilecek bir yazı olduğunu düşünüyorum. Okumakta olduğunuzdan sonraki bölümlerin yorumlarına uzanarak süpriz bozanlarla karşılaşmamanız için her yorumun başına bölüm numaralarını ekleyeceğim:

Okumaya devam et